Başarısızlıktan Kaçınmak Başarı Değildir

Başarısızlıktan Kaçınmak Başarı Değildir
Başarısızlıktan Kaçınmak Başarı Değildir

Bir çocuğu yabancı bir ülkeye bırakın. Anında iletişim kurmaya, oyun oynamaya başlar. Gramer bilmez, kelime hazinesi çok sınırlıdır. Yanlış konuşur, devrik, bozuk cümleler kurar. Ama devam eder. Birkaç ay sonra da sanki hep oradaymış gibi sohbet etmeye başlar.

Peki bir yetişkini aynı ortama bırakırsanız? Kelimeleri, kuralları, zaman çekimlerini bilse de konuşmaz. Çünkü yanlış yapmaktan korkar. O yüzden de ilerleme çok yavaş olur.

İşte bütün mesele budur.

Çocuklar yanlış yapmayı kişisel algılamazlar. Yanlış bir şey söylediklerinde utanmazlar. "Eyvah rezil oldum" demezler. Denerler, gülerler, düzeltirler ve devam ederler.

Yetişkinler ise (hepsi değil ama çoğu) hatayı kimlik meselesi yaparlar. Beni aptal sanırlarsa? Ya dalga geçerlerse? En iyisi biraz daha hazırlanayım. Ve o hazır olunan zaman neredeyse hiç gelmez.

Nasıl bu kadar kesin mi konuşuyorum? Bizzat deneyimledim de ondan.

Yabancı dili hızlı öğrenenler çocuklar değildir aslında. Hızlı hata yapanlardır. Yanlış kelime seçerler, yanlış telaffuz ederler. Ama konuşurlar. Ve konuşan biri, susan birinden her zaman daha hızlı öğrenir.

Hayat da dil öğrenmek gibi

Yeni bir işe başlamak, bir fikri paylaşmak, bir adım atmak, bir üst seviyeye geçmek, terfi etmek. Bunların hepsi yeni bir dil öğrenmek gibidir. Başta kekelersin, yanlışlar yaparsın, bazen gülünç duruma düşersin.

Ama susarsan...
Hiçbir zaman akıcı konuşamazsın.

Hiç yanlış yapmamak çoğu zaman bir başarı gibi görünür. Hata yapmazsam güvendeyim diye düşünür insan. Evet güvendesin ama aynı zamanda yerinde sayıyorsun. Bir gemi için en güvenli yer şüphesiz limandır, ama o koskoca gemi öyle yerinde durulsun diye yapılmadı. O kadar emek bekleyip çürüsün diye verilmedi.

Çocuklar ilerler, çünkü hata yapmayı göze alırlar. Ta ki korkmayı öğrenene kadar.
Birer yetişkin olana kadar. Ta ki itibarlarını, egolarını, başkalarının ne düşüneceğini potansiyellerinden daha önemli görmeye başlayana kadar.

Biliyorum, acı verici ama gerçek bu.

Al sana bir meydan okuma

Bugünkü başarını yaptığın yanlışların sayısı ile ölçmeyi dene. Yanlış yapma ihtimalin olan bir şeye başla. Kusurlu olsun, eksik olsun. Belki hayatında uzun süredir ertelediğin bir şeydir, atmadığın bir adımdır, aramaktan utandığın o eski arkadaştır.

Akıcı konuşmak için önce kekele.
Ustalaşmak istiyorsan önce çırak ol.
Çünkü unutma, ustanın yanlışlarının sayısı çırağın denemelerinden fazladır.

Paylaş

İlginizi çekebilir